16 Ekim 2010 Cumartesi

Bu kadar mı olur ya ! Hapishane bile daha eğlencelidir bence bizim evden. Eşimden ve oğlumdan başkasını görmüyorum bütün gün  aynı şeyler.. Biliyorum buna da şükür ama bu bir şükretme yazısı değil. Bu belki büyük bir isyan belki de ömür boyu sürecek çaresizlik... ya da haykırış , pişmanlık..
  Şaka gibi geçiyor günler.. hatta saaaçma sapan. hele bir de eşim bi arkadaşıyla falan dışarı çıkınca, kalınca yine dört duvar evde.. boğuyorlar, avazım çıktığı kadar bağırmak istiyorum.. sesim çıkmıyor. yakında evde cinlerle perilerle konuşursam hiç şaşırmıycam. ama anlatınca şaşıracak birini de bulamıycam sanırım:) her şey gibi içimde patlıycak.
   durumu anlatsam anlatsaaamm ne halde olduğumu yine de tam anlatamam.. çıldırabilmem için bütün teşhisat hazır.. hayydi ne duruyorsun delirmen lazım bunca şeye . çoktan.. hadiiiii... amma dirençliymişim.. amma sabırlı ve güçlüymüşüm. dün akşam marketten dönünce evin kapısını ben açmıştım. sabah da eşim işe giderken farketmemiş, iş dönüşü farketmiş .. biliyor musunuz anahtarı üzerine unuutmuşum. yani bütün gece, gündüz anahtar kapının dışında öylece gel beni çevir der gibi üzerinde kalmış.. onu bile farkeden olmadı.. belki oldu da bu dairede kim yaşıyor bilen olmadığı için ses etmedi apartman sakinleri.. neyse işte apartmanda da kimseyi görmüyorum anlayacağınız. kış da geliyor. en azından yazın oğlumu parka faln götürüyordum. o da bi şeydi yani. eşime anlatıyorum ki anlatmama gerek yok anlaşılıyor durum.. o da bi işe başlayınca arkadaşların olacak senin de diyor.ama o işe başlayabilmem için daha önümde yıllar var... bu boşluk ,yalnızlık insanı karamsarlığa,umutsuzluğa düşürüyor. en zoruma giden ise.. beynim sanki tüm bilgileriyle eriyor. resmen beynim eriyor.. oysaki paylaşacak çok düşüncem, çok mutluluklarım,çok çok çok şeyim var..ben basit yaşamayı bilmiyorum belki de tüm sorun bu..rutin olamıyorum hayatta. çünkü benim için TUTKU,HEYECAN,SERÜVEN önemlidir. bu sıraya daha çok şey ekleyebilirim.. idealler, başarılar,kazançlar,hatta biraz entrika,hatta düşmanlar,hata...sözgelimi...
            Hayatım boyunca bir koşuşturmanın ,bi idealin peşinden koştum. üniversite yıllarım hep doyasıyaydı.bu durgunluk,bu yalnızlık beni çileden çıkarıyor. eşimle hep benim yüzümden kavga ediyoruz.sonuçta onun bir de iş yaşantısı var. kafası bozulsa kendini işe verebiliyor. ben kuruyorum da kuruyorum.
   üniversitedeki tüm dostluklarım boşlukmuş. dost değilmişz hiç biriyle.. halbuki dolu insan vardı hayatımda.. şimdi hiç biri YOK ! evlendim.. düğünümde nikah şahidim bile yoktu :) ne komik bir an Yarabbim.. nikah masasındayım.. etrafa bakındım.. masaların birinde oturan bi kız geldi. inanabiliyor musunuz ismini bile bilmiyorum. düğünde kıyıldı nikahımız. düğünüme hiç bir arkadaşım gelmedi. uzaktaydılar çünkü. aşkıma şahit olan biri olmadı yani. herhangi biri. resimlerde suratı asılmış bir kız var imza atıyor benim hayatıma şahitlik edip:) ne acı...
     Yeri geliyor erken mi evlendim acaba diyorum. ne cahillik. ama daha 2 yıllık evliyim:) ama evlilik bana göre bişi değilmiş. eşimle aramızda bir sorun yok yanlış anlaşılmasın.. gayet mutluyuz. o bana hala aşık. tek kelimeyle ilk günden daha fazla bağlı bana. haksızlık edemem asla. her konuda yanımda olduğunu biliyorum. ne istersem yerine geleceğini de biliyorum.. ama benim bu halimi o bile anlayamaz.. bunu da çok iyi biliyorum.
    ne olacak benim halim?
çok saçma gelebilir size bu durum yadsımam emin olun.. ama benim için çok ciddi.. !
    geçen ay eşimin iş yerinde engelli bir arkadaşı var. seni onun eşiyle tanıştırıcam dedi. onun da arkadaşı yokmuş gelip gidersiniz birbirinize.. nası sevindim anlatamam. akşam çay içmeye gittik.. ( çay içmeye gitmek gibi bir sebebi de yazmak kadar saçma bir şey yok ya neyse:) iyi , gayet güler yüzlü bir kadın karşıladı bizi.  sohbet ettik. tabi eşimin iş arkadaşı olduğu için onlar kendi aralarında iş muhabbeti yapmaya başladılar. ben resmen kadına nefessiz kalırcasına anlatıyorum . oğlumdan bahsediyorum, kendimi anlatıyorum.. ama kadın fazla konuşmuyor, sadece gülümsüyor bana. onun da bir oğlu var. içimden ne güzel oğlumun da bir arkadaşı oldu diye geçiriyorum.. kadındaki tuhaflığı farkettim etmesine de.. anlam veremiyorm.. tabi akşamın sonlarına doğru o sustukça ben de sustum.. sadece tuhaf şeylerden konuştuğunu farkettim.. hiçbir şey anlamadan eve dödük. yine beklerizler.. bize de gelinler.. rutin konuşmalar.. sonra eşim bana dedi.. hanımının sorunu varmış.. zeka geriliği varmış kadında. çok şey bilmezmiş. oğullarına da kayınvalideleri bakıyormuş... kadına üzüldüm... kendime üzüldüm... onunla görüşmek istemedim.. arkadaş beğenmiyormuşum gibi oldu, onun rahatsızlığıyla ilgilenmiyormuşum gibi oldu. kendime kızdım. acıdım ona. sonra kendime acıdım.. keşke onun gibi olsaydım dedim. en azından canım sıkılsa da bilmem canımın sıkıldığını. dışarı çıkmak istemem. farketmez o veya bu.. onu yücelttim kendme üzüldüm.. sonuç bir daha görüşemedim..ve beynim erimeye devam ediyor. her gün zorluyorum en az 1 saat ders çalışmaya. yoksa bütün bilgilerim uçup gidiyor. öğretmenliğe başladığımda nasıl ders anlatıcağını unuttum..
   diyeceksiniz ki amma da uzun yazdın.. kusura bakmayın susturamazsıınız.. tek paylaşım alanım burası çünkü..
           

3 yorum:

  1. merhaba biraz önce 10 marifetten tesadüf eseri sitenize girmiş bulundum.zaten orayada yeni üye oldum. tıpkı sizin bu anlattıklarınızdan dolayı sanalda olsa paylaşacağım şeyler olsun istedim. bende öğretmenim,benimde arkadaşım yok,yalnızım,bende çalışamıyorum,eşimi sewiyorum o beni sewiyor ama delirecek gibi hissediyorum bazen. yazdıklarınıza sewindim,belki bencillik bunu demem yanlış ama benim gibilerde var duygusuyla o kadar rahatladımki anlatamam.teşekkür ederim,her satırında duygularıma tercüman olduğunuz için
    bulbille....

    YanıtlaSil
  2. Hissettiklerini aynen belkide daha fazlasını hisseden ve yaşayan biri olarak seni çok çok iyi anladığımı söylemek istedim.Bu kadar tercüman olunabilinir.
    Neden ömür boyu süreceğini düşündüğünü anlamadım atladığım bir yer mi oldu bilmiyorum.
    Canım ya üzülme inan ben hala çıldırmadıysam sen de inan bu durumu atlatabilirsin.
    Ben de kapıda anaharı çok unuum sadece bu mu şunu yazayım da benim durumu mu daha iyi anla küçük oğlumu ana sınıfına başlattım alınan malzemelere isimini yazıyorum bir an oğlumun adını unuttum anahtarı kapıda unutmuşsun çok mu be güzelim o yüzden lütfen umutsuzluğa kapılma
    Bunların yanında bir de eşimin işlerinin kötü gitmesi ödenmeyen çekler maddi sıkıntıda eklenip senin de elinden bir şey gelmeyince insan daha kötü oluyor umarım bu durumdan hep beraber bir an önce kurtuluruz kendine iyi bak sevgiler

    YanıtlaSil
  3. canlarım yorumlarınız için çok teşekkür ederim. insan yaşarken kendini çok yalnız ,bir tek kendi böyle durumdaymış gibi hissediyor. yalnızlık bir ömür dedim. çünkü bu benim için bir gerçek. çevremde sizlerden başka beni ben olarak anlayabilen insan yok, kocam da dahil. evin içinde bağır çağır istersen ateş yak.. bazen yine de anlatamıyorum derdimi..ama sizleri öyle çok seviyorum ki...çok seviyorum. iyi ki varsınız...

    YanıtlaSil