29 Mart 2011 Salı

Geri Dönüşüm

                               


                  ............ farklıyım... Ama kimseden üstün değilim. Aksine acizim,karamsarım,depresifim,toz pembe değil gri bir gözlük arkasından bakarım dünyaya. Ağlamak ve duygulanmak benim için bir ayin, bir dua. Çok küçük yaşta en sevdiklerimizin aslında bir yokluktan ibaret olduğunu öğrenmiş biriyim.Yani kaybetmeyi bilen,hatta kaybederek yaşayan , kaybedeceğim diye sevmekle sevmemek arasında sallanıp duran bir kadınım.Bir babam vardı ki yüzünü gözlerimi kapayıp zorla hatırlayabildiğim, bir abim vardı ki sesini her sese benzetmeye çalıştığım. İki kocaman özlem taşı gibi tüm ağırlığınca beynimde taşıdığım, ama ulaşamadığım iki muhteşem erkek. Şimdi kemikleri bile yoktur yeryüzünde. Bir ablam var ki, şevkatini hep şehir sınırları dışında hissedebileceğim. Bir annem var ki gerginliği ve sert bakışları altında onu mutlu etme çabası içinde eridiğim. Ve bir oğlum ,bir eşim var ki iki küçük çocuk. Bitmeyen bir sabırla ellerinden tutup hayatı öğretmeye çalıştığım.

   Ben bunların neresindeyim? Parçalanıp, yoksullaşıp, üşüyüp titrediğim anları, birden topraktan can hıraş çıkmış gibi yüceldiğim anları,en çoğu da ellerimi, ayaklarımı ve aklımı birbirine dolayıp tökezlediğim anları herkesin üstüne serpip yaşıyorum. Ve soruyorum yokluğu varlıkla bütünleşmiş olan O'na. neden?  Ne gerek vardı bana? Sert,kızgın ve umutsuz anneciğim beni 40 yaşından sonra getirmiş bu dünyaya. Ve ben 26 yaşındayım. Annem artık yaşlı,hasta ve yalnız. Ne gerek vardı bana? Şimdi kimseye yetememek, yalnız bırakıp,yalnız kalmak tüm özlem acılarını çekmeme ne gerek vardı. Bir molekül olarak da sürdürebilirdim varlığımı. Bu bedenine sığmayan ruha ne gerek vardı? Eksiklerim,kusurlarım,aptallıklarım,yanlış tercihlerim hepsi hepsi zaten başka bir yük. İşte şimdi bedenim de kabullenmiyor hayatı. Bedenim de hastalandı ruhum gibi. Binbir türlü ağrılar,sancılar eklendi varlığıma. 

   Bir eşyayı bile kaç defa yenileyebiliriz ki? Kaç kere geri dönüşümle kazandırabiliriz ? Var mı öyle bir nesne? Ben kendimi bildim bileli durmadan dönüştürüyorum. Ama bu artık kimsenin içine sinmiyor.. gittikçe dibe vurup yalnızlaşıyorum. yani herkesten..........

5 yorum:

  1. Ayme'ciğim çok güzel duygularını ifade etmişsin.Bu yaşam denen çarkın içinde,hepimiz debelleşiyor duruyoruz.Bazen yerimde sayıyorum,bazen ileri gittiğimi sanıyorum.Aslında hep aynı yerde acısıyla,tatlısıyla dönüp duruyorum.Yılların çok çabuk geçtiğini görüncede bir önceki yıllarımı özlüyorum.Yaşam makinesi hızlı çalışıyor.Bizede deneme,yanılma ve sabrı öğretiyor.Yeter ki,her geri dönüşümden dersler çıkartabilsek.

    YanıtlaSil
  2. Sevgili aymecim herşeyi birkenara bırak el eline demli çayını bak pencerden balkondan bir ağacı uzun uzun seyret o ağaç olmasaydı nefes alabilirmiydik sadece odun görüntüsünden ibaret ama ne faydaları var o ağacın,sonra git bir aynaya bak uzun uzun kendini seyret sen de görüntünden ibaretsin saçın ,kaşın,kolların hatta birazda kilon olsun sen de böyle bir ağaçsın evinde yuvanda sen olmasan olur mu hiç o ev,o yuva ellerinden tuttukların sen bu yüzden varsın canım benim:)hadi bir çayda benim için,afiyet olsun...

    YanıtlaSil
  3. Sevgili Ayme nerdesin?Vallahi merak ettim.Konuşsana bizimle,bak birdaha uğramam.Tülbent oyalarının yakın resmini istiyorum unutmadın değil mi?Unuttuysanda boşver ablacım.

    YanıtlaSil
  4. ah evladım ne güzel anlatmışsın duygularını, senmi yazdın bunları? yani alıntı falan değilse eğer bence sen hemen otur bir kitap yaz kızım inan bayıldım üslubuna...
    bloğunda çok güzel,yetenekli ve becerili akıllı birisin belliki çocuğum sakın takılma geçmişe yada kaybettiklerine, zaman kaybı bunlar yaşlanınca anlarsın bu yaşların aslında hiçde böyle şeylere takılıp üzülünmeyecek kadar değerli olduğunu, öptüm seni kızım sebiha....

    YanıtlaSil
  5. ne güzel anlatmışsın duygularını canım...

    YanıtlaSil