10 Mayıs 2014 Cumartesi

son günlerde...



Merhaba :)

Birazcık aranın ardından tekrar buradayım işte. Bu büyük hafta içinde çok şey yaşadık, çok şükür. Öncelikle bebeğimiz ameliyat oldu. Kasığında minicik bir şişlik farkedip acile koşturduk ve ertesi gün de o şişliğin kasık fıtığı olduğunu öğrenip bir ertesi gün ameliyatına karar verdik. Bi o kadar basit bir operasyon olmasına rağmen aniden olması canımızı sıkmadı değil. Şaşırdık ve en çok da korktuk. Ama şimdi iyiyiz çok çok çok şükür. bi gece hastanede kaldık. sargısı da çıktı. minicik bir kesik var kasığında. narkozla bayıltılması 2 aylık bebek olması beni endişelendirmişti. ama başına böyle bir durum gelenlere gönül rahatlığıyla söylüyorum emin ellerde yapıldığında çok kolay bir operasyon.

fotoğrafa gelince ; bu kahve içen çift benim mutfağımda kahve bölümünde duruyor. resmi pinterestten bulmuştum, nescafenin eski bir reklam afişi. çok hoşuma gitmişti. kahve delisi olarak mutfağıma yakışacağını düşündüm. resmi renkli kağıda bastırdım ve çerçeveledim.. şimdi her kahve hazırlayışımda onu orda görmek beni mutlu ediyor. 

Aslında hayat da benim için böyle küçük mutluluklardan ibaret. 

Barınacağım,sığınacağım, huzurlu olacağım tek yer benim evim. Şekil olarak aman aman bayılmasam da kokusuna dokusuna bayıldığım tek yer benim evim. her bir köşesinde bana ait izler olması, her baktığım yerde o bahsettiğim minik mutluluk hissini bana vermesi gerek. çünkü ben pek evden çıkan biri değilim. hani komşu gezmelerine giderim de.. ayda 1 veya 2  o da belki. yürüyüşe çıkarız genelde ailecek. eşim işten erken gelir toplanıp cadde boyunca yürürüz yol nereye giderse.. ya da çocuklar nereye kadar sabredebilirse... zaten tek sırdaşım ve en çok konuştuğum kişi de eşim. bizim muhabbetimiz bitmez çok şükür. anlatacak şeylerimiz illa vardır. insan evlendiği , evini, yüreğini, bedenini paylaştığı kişiyle aynı zamanda da çok iyi birer arkadaş olmalı bence. 

tatlı sohbetlerimiz yemek masamızda da devam eder. yine öyle bir akşamdan  fotoğrafımız. aslında geçen akşam çektim hastaneden dönünce. çocukların ikisi de uyuyunca beraber kurduk masamızı, konuşa konuşa yedik yemeğimizi. özleşmişiz işte.. bi akşam ayrı kaldık ya :)




yemek sonrası çayımızı da içtik dinlendik... 

aslında bu postta size son günlerde çok sevip yaptığım bebeklerden bahsedecektim de onun için ayrı bir post yazmak daha uygun olur diye düşünüyorum.
  Evimde daha bahar temizliğne başlamadım. çünkü bizim buralara hala bahar gelemedi. yağmur ve karanlık bir hava var genelde. bahar temizliğine illa mutfaktan başlarım. kilerimi kurcalarım bakalım bakliyatlar un ve şeker yağ stokları pirinçler ne durumda. eksikleri yazarım. yenilenmesi gerekenleri yenilerim. sonra buzdolabını elden geçiririm aslında her hafta pazar günleri buzdolabımı temizlerim. içini boşaltıp tek tek raflarını çıkarır yıkarım. hem haftalık alışveriş için genel bir temizlik olur hem de eşim pazartesi günleri izinli olduğu için. büyük pazartesi kahvaltılarımızda buzdolabım temiz ve düzenli görünmesi açınca içimi ferahlatması hoşuma gider. diğer günlerde özellikle pazar gününe kadar yavaş yavaş dağılmaya başlar dolap :) 

 bu bahar temizliği için buzluğa ve buzdolabının altına arkasına bakılacak. açıkçası başka bir zaman altını ve arkasını temizleme durumum olmaz. çok zor sıkışık bir yerde. ve sonra tabiki mutfak dolaplarının temizliğine başlarım. içini dışını silip tekrar yerleştirmek ve fazlalıkları ayırmak mutfak için ferahlatan bir temizliğin başlangıcı olabilir. 

Bu yaz kış için baya çalışacağım karıncalar gibi. her şeyimi kendim yapacağım inş. salça turşu akla ne gelirse işte :)

bahar temizliğine sonra kıyafetlerden devam ederim. o kadar çok ayırılacak kıyafetim var ki. malum çok kilo aldım hepsi kaldı.  mutfak ve buzdolabı düzenim hakkında yeni bir post hazırlarım temizlik günlerinde. 
aşırı düzenli olmayı seviyorum. planlı hayat yaşamayı da öyle. gün içinde içtiğim  bardak su hesabını bile not alan biriyim. temizlik yaptığım gün bellidir, hatta temizlik yaparken giydiğim kıyafetler bile ayrı bir yerde durur. çamaşır yıkama, ütü yapma günlerim vardır. o günlerin dışına çıkmam. önüme ne gelirse yaşamam, yaşamı ben önüme katarım... sabah ezanıyla başlayan büyük bir günüm vardır. düzenli olduğum için de vaktimi her şeye ayarlayabilirim. belki bu doğru bir şey değil ama Kur'an okuma günlerim bile bellidir. Aslında her gün okumanın her şeye faydası var biliyorum ama.. haftanın 3 gününü ayırdım şimdilik. uzun zamandırda böyle devam ediyor.  bu planlarım tabi ki önemli bir durum olduğunda ( mesela Rüzgar'ın ameliyatı) aniden gelişen bir olayda durur. sonra kaldığı yerden devam eder. aksayan kısımları da mesela çamaşır gününde evde yoksam olay olmuşsa uykumdan feragat eder yine o gün tamamlarım.
Şimdilik benden bu kadar.. aşağıda oğlum için hazırladığım magnetle kapatıyorum bu postu .. ama yeni yaptığım bebeklerin postunu hazırlamaya geçiyorum .. öpüldünüz... :*

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder